Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05-19-2015, 06:39 AM   #1
meltem
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Apr 2015
Mesajlar: 11.064
Standart Half life 2(İnceleme)

Half Life 2 : Episode One


OYUN TÜRÜ: FPS
YAPIMCI: Valve
DAĞITICI: VU Games
OYUNCU SAYISI: Min: 1 Max: 1
ONLİNE DESTEĞİ:YOK
ÇIKIŞ TARİHİ:
15 Kasım 2004

Black Mesa, korkunç bir deney, başka boyuttan dünyamıza geçen garip yaratıklar ve bir bilim adamının kahramana dönüşmesi. Sanırım Half-Life’ı özetlemek için sadece bu kadarı yeterli. Gordon Freeman alıştığımız “kahraman” tanımına uyan tiplerden değil doğrusu, sadece canını kurtarmaya çalışan bir bilim adamıydı, en azından şimdiye kadar öyleydi. Artık Half-Life 2 var, ve biz oyunculara beklediğimizden çok daha fazla şey vermeye hazır bir oyun olarak karşımızda. Oyun aslında çıkalı bir seneden fazla zaman geçti belkide, fakat “artık” dememin nedeni, bu incelemenin PC için değil, Xbox için olması. Evet, Half-Life 2 artık Xbox’larımızda! İncelemenin başından belirteyimki, oyunu daha önce PC’de oynayıp bitirmiştim, ve her ne kadar “yılın oyunu” yada “oynadığım en iyi oyun” gibi duyguları diğer oyuncular ile paylaşmamış olsamda, çok beğendiğim bir oyun olmuştu Half-Life 2. Oyunun grafikleri, konusu her ne kadar etkileyici olsada, şüphesizki fizik motoru beni en çok etkileyen parçası olmuştu oyunun. Ne fizik motoru ama! Saatlerce suyun içine cisimleri atarak yada çöp kovalarını doldurup devirerek vakit geçirebilirmi bir insan? Eğer oyunun ismi “Half-Life 2” ise, yapabilirsiniz bütün bu dediklerimi.

Eğer temelden anlatmaya başlayacak olursak, Half-Life 2 bir FPS oyunu, yani karakterinizin gözünden görerek oynadığınız, biraz hedef alabilme becerisi isteyen bir aksiyon/macera yapısına sahip bir oyun. Oyunun PC versiyonu çıktığı zaman, grafikleri ve fizik motoru ile herkesi oldukça etkilemeyi başarmıştı. DirectX 9’un getirdiği tüm yenilikleri arkasına alarak daha once görülmemiş bir görsel şölen halinde oldukça etkileyici bir oyun ile karşılaşmıştık. Oyunun konusunun ise bahsi hiç bir zaman geçmedi, her ne kadar atmosferi son derece etkileyici olsada, konuşmayan bir ana karakter ve aksiyonun oyunun konusunun bıraktığı boşluğu doldurduğu bir oyun Half-Life 2. Zaten PC oyuncularının çoğuda konu veya içerik yerine görselliğe önem vermeye alıştıklarından bunu kimse büyük bir eksi olarak görmemiştir (Kimse üzerine alınmasın lütfen, bende bir PC oyuncusuyum ama Metal Gear Solid serisi gibi, hikaye ve sinematik bir anlatımın önde olduğu oyunlara daha çok sempati duyuyorum). Öyle yada böyle, Half-Life 2 son derece etkileyici bir oyun ve bunu kimse değiştiremez, vede en önemlisi artık Xbox’ta, ve muhtemelen Xbox oyun sisteminin en son büyük bombası.

Belkide bugüne kadar yapılmış en iyi aktarım
Oyun dünyası büyüdükçe artık oyun sistemlerine özel olarak yapılan oyunlarda azalıyorlar. Başta bir sisteme özel olarak çıkan oyunlar daha sonar diğer sistemlere aktarılabiliyorlar ve bunların pek çok örneklerini gördük daha önce (Splinter Cell, Resident Evil, Halo gibi). Bir oyunun yapıldığı sistemden başka bir sisteme geçirilmesi genelde bazı fedakarlıklar ve yoğun bir çalışma gerektirir. Örneğin Splinter Cell hiç bir zaman PlayStation 2’de ve Xbox’ta aynı olmamıştır. Sadece teknik eksiklikten kaynaklanmıyor bu tabiiki, yapımcının gösterdiği özen ve çalışmada belirleyici bir nitelik taşıyor.

Valve ise daha önce Xbox’ta çalışması olmayan bir firma, ama Half-Life 2’yi Xbox’a taşırken, gerçektende donanımsal bir mucize yaratmayı başarmışlar. Gerçektende hiçte küçümsenmeyecek bir system gereksinimine sahip olan Half-Life 2’nin, Xbox’a bu kadar güzel bir şekilde aktarılmış olması inanılmaz bir olay. Yakında 5 yaşına girecek olan ve hiç bir şekilde donanımı yenilenmemiş olan bir konsolun, PC’nin en son oyunlarından birisini bu denli iyi çalıştırması sadece konsolun gücü değil, yapımcının özverisi ve yeteneğini gösterir sanırım. Gerçi konsolları sevmemin en büyük nedenlerinden biriside bu. Peki Half-Life 2’nin PC versiyonuna gore hiç bir kaybı yokmu? Tabiiki var, ama bunlar oyunun eğlencesi ve görselliğinden hiç bir şey götürmüyor. Size samimi olarak şunu söyleyebilirim, Xbox’ta en iyi görünen FPS oyunu ya Halo 2 yada Half-Life 2’dir. Ben ikisi arasında pek bir ayrım yapamıyorum, bunu karşılaştırmak size kalmış, ama Half-Life 2 bu denli güzel görünen ve iddialı bir oyun Xbox’ta.

Uzaylıların istilası, insanların ihaneti
Bilmeyenler için, oyunun hikayesi ilk oyunun bitiminden bir kaç sene sonra geçiyor. İlk oyunun ardından boşlukta asılı kalan Gordon Freeman, G-Man isimli (ilk oyundan tanırsınız) esrarengiz karakter tarafından tekrar uyandırılıyor ve Şehir 17 (City 17) isimli yerde buluyor kendisini. Fakat dünya, Freeman’ın geride bıraktığından çok farklı bir şekil almıştır artık. Her yer “Combine” ismi verilen ve ne oldukları belirsiz maskeli yaratılar ile doludur ve tamamen çevresi sarılmış olan şehirler içersinde, insanlar bir hapis hayatı sürmektedirler. İşin en kötüsü, başka bir boyuttan gelen bu uzaylı istilasının yürütülmesine bir insanda ortaklık etmiştir (zaten oyunun daha en başında, trenden indiğiniz anda bu kişinin görüntüleri ve konuşması ile karşılanıyorsunuz).

Aslına bakarsanız oyunun hikayeside, atmosferide oldukça etkileyici fakat yeterince işlenmemiş. Yinede bir FPS oyununda daha fazla olması itici olabilirdi. Gordon Freeman oyunun başından çok uzun bir süre geçmeden tanıdık karakterler ile karşılaşmanın yanı sıra, başka yeni karakterler ilede karşılaşıyor. Oyunun zaten tüm ara sahne ve hikayenin ilerleyişi oyun içi grafikler ve gerçek zamanlı olarak gerçekleşiyor. Freeman ve Şehir 17’te mahkum olarak yaşayan kişilerin direnişi, Black Mesa’daki ölüm kalım savaşından biraz daha farklı olsada, yine oldukça güzel bir yapıya sahip. Hikayeyi daha fazla anlatmak istemiyorum çünkü bu oyunu hala oynamamış olan pek çok kişi var, bundan sonrası size kalmış, artk Gordon Freeman sizsiniz.


Oynanış ve harika bir fizik motoru
Şu incelemeyi yazmaya başladığımdan beri sürekli “fizik motoru” diyip duruyorum, peki nedir bu fizik veya oyun motoru? Oyunlarda çoğu insan gördüklerini grafikler çerçevesinde değerlendirir, fakat bir oyunun çalışması için bir oyun/fizik motoruda şarttır. Çevrede hareket eden her cisim, patlamalarda uçuşup dağılan objeler veya öldürdüğünüzde serbestçe yere çöken düşmanlar hep fizik motorunun nimetleridir. Havok fizik motoru tüm bunları gerçekleştirecek kapasitede bir yapıya sahip olsada, Half-Life 2’de Valve bu fizik motoru olabildiğince gerçek hayata yakın bir hale getirmeye çalışmış. Oyundaki her cisimin ağırlığı, düşüşü veya yaratacağı etki, gerçek hayatta olması gerektiği gibi oyuna aktarılmış. Örneğin yolda bir tahteravalli gördünüz, her iki ucuna birer tuğla koyun ve nasıl dengede duracağına bakın. Zaten oyunda gördüğünüz ve taşınabilecek boyutlarda olan her cismi kaldırıp fırlatabilir veya başka bir yere koyabilirsiniz. Tüm bunların yanı sıra, patlamalarda uçuşan parçalar ve düşmanlarınızın cesetleri inanılmaz gerçekçi. Zaten sırf bu özelliklerinden dolayı Half-Life 2’de saatlerce sıkılmadan aynı bölümleri oynayabilirsiniz.

Tabiiki bu sadece eğlenceye yaramıyor, mesela patlayıcı bir varili kaldırıp düşmanlarınızın üzerlerine doğru atabilir ve daha sonra varili patlatarak onları haklayabilirsiniz, ama unutmayın, düşmanlarınızda elinizde tuttuğunuz varili patlatıp sizi uçurabilirler. Oyunda sağlık paketlerinide ihtiyacınız olmasa bile taşıyabilir veya başka bir noktaya fırlatarak daha sonra kullanım için saklayabilirsiniz, veya metal bir varili düşman ateşine karşı önünüze koyabilirsiniz, bunlar hep hayal gücünüze kalmış. Oyunda ilerlemek içinde bazen fizik motoruna dayanan ufak bulmacaları çözmeniz gerekiyor (örneğin bir tahtanın bir ucunu tuğlalar ile doldurup yeterli ağırlığı verdikten sonra öbür ucuna çıkıp daha yüksek bir noktaya ulaşmak).
meltem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla